NEOLİBERAL POLİTİKALARA KARŞI KÜRESEL ÖFKE

Açlığın, yoksulluğun,yolsuzluğun, gelir eşitsizliğinin, savaşların, zulmün, modern köleliğin, ırkçılığın, cinsiyetçi yaşamın temel kaynağı olan küresel kapitalizmin vahşi formüllerinden biri olan neoliberal sömürü politikaları Dünya genelinde can çekişiyor.

2008 yılında bu sistemin yaşadığı sancılar Dünya çapında birbirini tetikleyen toplumsal hareketler ve direnişlerle yeni bir isyan dalgasına doğru evriliyor.     

ABD’de özel sektörün kalbi olarak nitelendirilen Wall Street’ten tetiklenen krize paralel olarak başlayan işgal hareketleri, krizin en çok sarstığı Güney Avrupa ülkelerinde kitlesel eylemlere dönüştü. Küresel kapitalizmin açlığa yoksulluğa mahkum ettiği halkları dahada yoksullaştırmak için IMF(Uluslararası Para Fonu) ve WB (Dünya Bankası) gibi neoliberal sermaye kurumlarının yaşam reçetelerine ve kemer sıkma politikalarına karşı başta gençlik olmak üzere sömürülen halklar dünyanın dört bir yanında güçlenerek devam eden eylemlerle farklı formlarda kendini gösteriyor. Son olarak 2018 yılında Fransa’da vergi artışına ve benzin fiyatlarına yapılan zamlara karşı olarak Sarı Yelekliler hareketi Fransa siyasetine damga vurdu.Son birkaç aydır Şili, El Salvador, Ekvador, Uruguay, Hong Kong, Lübnan,Irak, Bolivya, Brezilya, Çin, Arjantin gibi Dünyanın birçok ülkesinde yoksullaştırılmış halklar mevcut küresel kapitalizmin vahşetine karşı eylemdeler.  Avrupa’dan Amerika’ya, Asya’dan Ortadoğu’ya uzanan kitlesel halk hareketleri tüm baskılara,şiddete ve ölümlere rağmen devam etmektedir.

Alanlardaki tüm eylemcilerin haykırdıkları tek slogan ise Adalet, Eşitlik ve Özgürlüktür.Dünya kaynaklarının %99 luk kısmına nüfusun yarısı hükmederken geriye kalan dünya nüfusunun diğer yarısıda %1 lik kaynakla yetinmek zorunda bırakılmıştır. Bir başka çarpıcı örnek ise 25 kişinin sermayesinin yaklaşık 30 ülkenin sermayesinden daha fazla olduğu gerçeğidir. İşte küresel kapitalizmin, global sermayenin ve 1980 sonrası hayata geçirilen neoliberal politikaların dünyayı ve insanlığı nasıl tahrip ettiği açık bir biçimde görülmektedir.

Marksist felsefe öğretisi sermaye edinmeyi iki yöntemle açıklar birincisi yolsuzluk diğeri artı değere el koyma. Yani birincisinde hile ve usülsüzlükle kamu(halkın) kaynaklarına sahip olmak. İkincisinde ise gerekirse zor kullanarak emeğe ve yine yoksul kesimin ürettiklerine el koymak. Kısacası yolsuzluk ve hırsızlık. Dünyadaki gelir eşitsizliklerini ve dengesiz kaynak kullanımına bakıldığında yolsuzluk ve hırsızlığın küresel kapitalizmin aynı zamanda neoliberal politikaların ana karakteri olduğu görülmektedir.    Bu sisteme itiraz eden ses yükselten sömürülmüş, köleleştirilmiş yoksul yığınlar yine her zaman olduğu gibi sermaye sınıfının emrindeki devlet aygıtının acımasız saldırıları ile karşı karşıyadır. Nitekim özellikle Şili ve Irak’ta onlarca insan katledildi.       Arap baharı olarak bilinen Ortadoğu halklarının direnişi de aynı şekilde küresel sömürüye, kısıtlanan özgürlüklere, yolsuzluklara, yoksulluğa, otokratik ve diktatöryal sistemlere karşıydı. Talepleri çok açıktı Adalet, eşitlik ve özgürlük. Ancak bu haklı taleplerle direnen Arap ve diğer Ortadoğu halklarının mücadeleleri, başta ABD ve Rusya olmak üzere birçok küresel güç tarafından manipüle edilmiş, amacından saptırılmış ve kendi sömürü formatına uyarlanmıştır.

Sonuç olarak bu halklara yine savaş,yıkım açlık, sefalet, katliamlar ve göz yaşı reva görülmüştür.         Unutulmamalıdır ki tüm adil,eşit ve özgür yaşam koşullarını ortadan kaldıran küresel kapitalizm ve onun yeni yavrusu neoliberal sömürü politikaları vahşetini; yoksullaştırarak, açlığa mahkum ederek ve köleleştirerek sömürdüğü halk kitlelerinin arasına koyduğu dinsel,mezhepsel,ırksal, cinsel vb.derin çelişkiler sayesinde sürdürebilmektedir. Ancak Dünyanın dört bir yanında süren ve dalga dalga yayılan halk hareketleri artık aralarına konulmuş bu yapay çelişkileri de red ettiklerini simgeleşen Adalet-Eşitlik-Özgürlük sloganlarıyla göstermektedirler

 Dünyadaki gelir eşitsizliklerini ve dengesiz kaynak kullanımına bakıldığında yolsuzluk ve hırsızlığın küresel kapitalizmin aynı zamanda neoliberal politikaların ana karakteri olduğu görülmektedir.
Avrupa’dan Amerika’ya, Asya’dan Ortadoğu’ya uzanan kitlesel halk hareketleri tüm baskılara,şiddete ve ölümlere rağmen devam etmektedir. Alanlardaki tüm eylemcilerin haykırdıkları tek slogan ise Adalet, Eşitlik ve Özgürlüktür.
Avatar

admin

2019 yılının Nisan ayında kurulan HABERİ SONU GAZETESİ , 16 TEMMUZ 2019 tarihinde "Özgürlükten taraf bağımsız gazete" olarak yayın hayatına başlamıştır. Türkiye ve dünyadan gelişmeleri Türkçe olarak okuyucularına aktaran, evrensel basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiş yayın kadrosuyla yayın hayatına kesintisiz olarak devam etmektedir. HABERİ SONU GAZETESİ , dünyada basılı yayının hızla azaldığı dijital yayıncılığın başladığı yeni dönemde, haberi okuyucuya geciktirmeden ve anlık olarak aktarmak düşüncesiyle bir dijital gazete olarak kurulmuştur ve yayın hayatını dijital gazete olarak sürdürmektedir. Bağımsız bir kuruluş olan HABERİ SONU GAZETESİ , ülkemizde basın özgürlüğünün her geçen yıl kısıtlandığı son dönemde taraf olduğu tek konunun "Özgürlükler" olduğunu açıklamış, tüm kurum, kuruluş ve siyasi partilere eşit mesafeden bakmayı bir yayıncılık ilkesi olarak benimsemiştir. HABERİ SONU GAZETESİ , yayına başladığı günden itibaren okuyucuları tarafından destek görmüş kısa sürede dijital yayıncılıkta referans gösterilen gazetelerden biri olmuştur. Yeni Soluk, birbirinin aynısı haber yayıncılığının medyayı ele geçirmeye çalıştığı bugünlerde; özel haberler, kulis haberleri ve röportajlarıyla ön plana çıkmış ve bağımsız gazeteler arasında zirve yolunda emin adımlarla ilerleyen bir gazete olmuştur. HABERİ SONU GAZETESİ 2019 yılında; basın mensuplarının üye olduğu köklü kuruluşlardan YGP 'nin desteği ile okuyucularından'da gördüğü destek ile perçinlemiştir. HABERİ SONU GAZETESİ , ilkelerinden taviz vermeden yayın hayatını sürdürmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir